0 212 583 80 10 DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN
DİYABET VE GEBELİK

Günlük yaşamda gerekli aktiviteleri sürdürebilmemiz için vücudumuz şekere (glukoz) ihtiyaç duyar. Şeker vücudumuza karbonhidratlı yiyeceklerle alınır ve sindirim sisteminde emilerek kana karışır. Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi şekerden elde etmektedir. Kandaki şekerin enerji olarak kullanılabilmesi için hücre içine girmesi gerekir. Şekeri (glukozu) hücre içine ancak "Pankreas" adlı organımızdan salgılanan "insülin" hormonu sokar. Hücre içine giren glukoz enerji elde etmek için kullanılır.Diyabetiniz varsa pankreas tarafından ya yeterli insülin üretilmiyordur ya da üretilen insülin etki gösteremiyordur. Her iki koşulda da kan şekeri yükselir. Bu duruma “hiperglisemi” adı verilir. Hiperglisemi iyi tedavi edilmezse büyük ve küçük kan damarlarını bozarak göz, böbrek ve sinir dokusunda hasarlara yol açabilir. Plasental hormonlar tarafından tetiklenen insülin direnci esas nedendir.

Her sağlıklı kadın gibi, diyabetli kadınların da “anne” olmaya hakları vardır. Ancak gebeliğin iyi planlanmış olması ve gebelik boyunca diyabetin sıkı kontrolü koşuluyla bu mümkündür.


Gebelik diyabeti (Gestasyonel diyabet)

Gebelik diyabeti, daha önceden diyabeti bulunmayan bir kadında, gebelik sırasında ortaya çıkan ve bebeğin doğumu ile birlikte ortadan kaybolan, geçici diyabet şeklidir. Gebelik seyrinde yükselen hormonlar periferik dokularda insülin direncine neden olur. Bir yandan da anne karnındaki bebeğin büyüme ve gelişmesi için annenin insülin gereksinimi artar. Sonuçta kan şekeri yükselir.

> Gebe kadınların yalnızca %2-4’ünde görülür.

> Genellikle gebeliğin 24.-28. haftalarında ortaya çıkar.

> Daha sonraki gebeliklerde tekrarlama riski çok yüksektir.

> Gebelik diyabeti geçirmiş olan kadınlarda daha sonraki yıllarda kalıcı tip 2 diyabet gelişme riski oldukça yüksektir.


Gebelik diyabeti açısından riskim olup olmadığını nasıl anlarım?

> Ailenizde diyabetli kişiler varsa

> Şişmansanız

> 25 yaş üzerinde iseniz

>Polikistik over, esansiyel veya gebelikle ilişkili hipertansiyonunuz varsa

> Daha önce 4 kg’ın üzerinde bebek doğurduysanız, açıklanamayan ölü doğum, anne karnında bebek ölümü yaşadıysanız

>Önceki gebeliklerde polihidramnios veya glukozüri tespit edildiyse

> Daha önceki gebeliğiniz sırasında diyabetiniz oldu ise, gebelik diyabeti gelişmesi açısından risklisiniz. Gerekli testler için doktorunuza danışınız.


Gebelik diyabeti bebeğimi nasıl etkiler?

Annenin kan şekeri karnındaki bebeğin büyüme ve gelişmesi için çok önemlidir. Annenin kanında şeker seviyesinin çok yüksek olması doğrudan bebeğe yansır ve bebeğin kan şekerinin yükselmesine neden olur. Bu durumda bebeğin pankreası uyarılır ve daha fazla insülin salgılamaya başlar.

> İnsülin büyümeyi hızlandıran bir hormondur, bu sebeple anne karnındaki bebek çok kilo alır. Konjenital anomali, gelişme geriliği ve yenidoğan sarılığı görülebilir.

> Kilosu 4 kg’ın üzerinde olan büyük (makrozomik) bebeklerde doğum sırasında önlem alınmazsa bazı komplikasyonlar görülür. Önlem alınmazsa omuz çıkması, kol sinirlerinin felci, köprücük kemiğinin kırılması ve doğum sonrası bebekte solunum sıkıntısı gibi sorunlar ortaya çıkar.

> Bebek doğduktan sonra plasenta yolu ile gelen yüksek şeker akışı azalacağından bebekte hipoglisemi atakları gelişebilir.

> Ayrıca yeni doğan sarılığı veya kalsiyum düşüklüğü görülebilir.

>Anne karnında ani bebek ölümleri, sezaryanla doğum oranında artış.

>Makrozomi yaşamın ilerleyen dönemlerinde bozulmuş glikoz toleransına yol açabilir.


Gebelik diyabeti beni nasıl etkiler?

Kan şekerinizi kontrol altında tutmanız pek çok sorunu önler. Bununla beraber,gebelik diyabeti sırasında kan şekeriniz kontrol altında değilse;

> İdrar yolu infeksiyonları daha sık görülür. Kendiliğinden gelişen abortus kronik anemi, doğum sonrası kanama görülebilir.

> Kan basıncınız yükselip, idrarla protein kaybınız artarak “preeklampsi” (gebelik zehirlenmesi) adını verdiğimiz çok ciddi bir komplikasyon gelişebilir.

> Rahim içinde bebeğin etrafını saran amnion sıvısı artarak (polihidramnios) erken doğumyapmanıza neden olabilir.

>Sezaryanla doğum sıklığı %50 artar


Gebelik diyabeti nasıl teşhis edilir?

Doktorunuz tarafından ilk vizitenizde diyabet riskiniz tespit edilmeli, eğer riskiniz yüksek ise hemen, diyabet riskiniz düşük ise gebeliğinizin 24. - 28. haftalarında “gebelik diyabeti” yönünden gerekli testleriniz yapılmalıdır.


Günün herhangi bir saatinde 50 gr. şeker ile tarama testinde 1. saat tokluk şekeriniz >140mg/dl ise, 100 gr. glukoz ile 3 saatlik şeker yükleme testi yapılır. Bu testte AKŞ <95 md/dl, 1. saat <180 mg/dl, 2. saat <155 mg/dl, 3. saat <140 mg/dl olmalıdır. En az 2 değer eşik değerin üzerindeyse gestasyonel diyabet tanısı konur. Tüm gestasyonel dönemde AKŞ'i > 92 mg/dl ise gestasyonel diyabet tanısı için yeterlidir.


Diğer bir tanı yöntemi ise yine 24-28. haftalarda 75 gr. şeker ile yükleme testi yapılmasıdır. Bu testte AKŞ <92 md/dl, 1. saat <180 mg/dl, 2. saat <153 mg/dl,olmalıdır. Ölçümlerden birisinin eşik değerin üzerinde çıkması tanı için yeterlidir.


Benim diyabetim çocuğuma geçer mi?

> Sizin tip 1 diyabetiniz varsa, çocuğunuzun tip 1 diyabetli olma riski %2 kadardır. Oysa babanın tip 1 diyabetli olması durumunda çocuğun tip 1 riski %6 civarındadır. Hem anne hem de baba tip 1 diyabetli ise bu risk %30’a kadar yükselir.

> Buna karşılık sizin tip 2 diyabetiniz varsa, çocuğunuzun tip 2 diyabetli olma riski %25 kadardır. Babanın tip 2 diyabetli olması durumunda da çocuğun riski aynıdır. Hem anne hem de baba tip 2 diyabetli ise bu risk %50’ye kadar yükselir.


Doğum sonrası diyabet bende kalır mı?

Gestasyonel diyabet doğum sonrasında genellikle geriler ama sonraki gebeliklerde yeniden gelişecektir ve populasyonun risk yapısına bağlı olarak takip eden 10 yılda Tip 2 diyabet gelişimi yaklaşık olarak %30 oranında görülmektedir. Gestasyonel diyabeti olan kadınlar kilo kontrolü, egzersiz yapma ve kardiovasküler riskler konusunda eğitilmelidirler. Doğum sonrası 3-6.ayda oral glukoz tolerans testi ile şeker intoleransı yönünden tetkik edilmelidirler.


Diyabet ve doğum kontrolü

> Genellikle, ilk doğumdan sonra doğum kontrol hapları önerilir. Bunun dışında doğum kontrol yöntemi olarak kondom (prezervatif) kullanabilirsiniz. Cinsel yolla bulaşan hastalıkları engelleyen en etkili yöntem kondom kullanmaktır.